İnsanın en zayıf olduğu anlardan biridir sanırım tartıştığımız zamanlar.
Karşımızdaki de kendimiz de sadece diğer kişiye kendi derdimizi anlatmaya
odaklanırız. Onu duyduğumuzu, anladığımızı üstün körü belli ederken aslında tek
hedefimiz onun fikrini değiştirmesini ve bize hak vermesini sağlamaktır.
Unutulmaması gereken en önemli nokta; karşımızdakinin iyi
niyetli olduğuna inanmak. Bazı şirketlerde senelik olarak yapılan
Performans Geliştime sistemlerinde (çalışanın performansının farklı kriterler
çerçevesinde değerlendirildiği sistemler) çalışanlar bu maddeden de puan
alıyorlar. Karşınızdakinin söylediğini kişisel bir saldırı olarak
algılamaktansa, onun iyi niyetli olduğuna inanarak dinlerseniz bir şeyler
öğrenebilirsiniz ve sonrasında ortak bir noktada buluşabilme şansınız artar.
Mesela çocuğumuzun hangi okula gideceği konusunda tartışıyorsak ve ortada
üzerinde anlaşılamamış olan iki okul varsa, sonuçta anne de, baba da çocuğunun
kötülüğünü istemez. İki farklı okul seçmiş olmalarının sebebi kendi seçtikleri
okulun çocuklarının eğitiminde çok daha faydalı olacağını düşünmeleridir.
Farklı düşünüyor olmaları ise çok normal, çünkü aynı ailenin içinde doğup
büyümüş olduğumuz kardeşlerimiz ile bile her zaman, her konuda aynı şekilde
düşünmüyoruz. Anne, babanın kendi dediğini ezmenin peşinde olmadığını
anladığında, baba da annenin amacının hava atmak olmadığını anladığında çok
daha kolay anlaşacaklardır. Birbirimiz hakkındaki önyargılarımız tartışmaları
zorlaştırmaktadır. Bu yüzden karşımızdakinin iyi niyetli olduğuna inanmak çok
önemlidir.
Tartışmayı “milletçe” bilmediğimiz de ortada zaten, televizyondaki tartışma
programlarına, meclisteki görüşmelere bakmak bile yeterli. İnsan psikolojisi ne
yazık ki bir çoğumuzun üzerinde pek bilgi sahibi olduğu bir konu değil.
Seçtiğimiz kelimelerin, ses tonumuzun, duruşumuzun bile karşımızdaki insanın
tüm algısını değiştirebileceğini unutmamak lazım. Bu algı değişikliğinin size
etkisi ne olur? Bağırmadığınız, suçlamadığınız, hakaret etmediğiniz sürece
karşınızdakinin savunma mekanizmaları harekete geçmez, sizi dinlemeye, anlamaya
ve sorunu çözmeye daha yatkın olur. Suçlamak yerine neler
hissettiğinizi anlatın. Mesela eve geç gelen bir eşten
bahsediyorsak “Her akşam eve geç geliyorsun zaten.” vs gibi suçlamak yerine,
sakin bir şekilde “Sen eve geç geldiğinde ben kendimi ilgisiz bırakılmış
hissediyorum. Bu da kendimi kötü hissetmeme sebep oluyor.” şeklinde açıklarsanız
söylenmelerinizi kulak ardı etmek yerine sizi üzmemek için biraz daha erken
gelmeye başlaması çok daha olasıdır.
Akdeniz insanları olarak bağırmayı fazlasıyla seviyoruz ki bu bir
tartışmada olabilecek en kötü şeylerden biridir. Ortada sükunet, sakinlik yoksa
o tartışmayı sürdürmenin her iki taraf için de bir anlamı kalmaz, çünkü olay
desibel yarışına dönmüş, güç gösterisine dönmeye hazır hale gelmiştir. Eğer
birbirinizi dinlemiyorsanız tartışmanın bir anlamı yoktur. Eğer iş
bu noktaya geldiyse daha sonra, sakinleştiğinizde konuşmak üzere konuyu
kapatın.
Hedefimizi doğru
belirlemek de çok önemli. Okul örneğinden devam edersek, amacımız
bu okullardan birini diğer kişiye kabul ettirmek olmamalı. Belki üzerinde anlaşmaya
varabileceğiniz başka bir okul da bulabilirsiniz. Çözüm konusunda
alternatiflere açık olmak, kendi çözümümüzde diretmemek, farklı
çözümlerde anlaşabileceğinizi düşünmek bile sizi tartışmayı sonlandırmaya hızla
yaklaştırır. Asgari müştereği bulmayı hedeflemek gerek.
Bir diğer önemli nokta fikrimizi net olarak anlatabilmek ve
karşımızdakini doğru anlayabilmek. Mesela; her iki okulun da
avantajlarını ve dezavantajlarını ortaya koymak, konunun birlikte muhasebesini
yapmak her iki taraf için de karşısındakinin endişelerini anlamaya yardımcı
olacaktır.
Hakaret etmeyin. İnsanlar sinir anında
söyledikleri sözleri unuturlar, ancak bu sözlere muhattap olan kişinin
unuttuğunu söylemek mümkün değil ne yazık ki.
Önceki tartışma
konularınızı karıştırmayın. Okul yüzünden tartışıyorsanız, eve geç
gelmesini konuya karıştırmayın.
Unutmayın ki, kavganın kazananı yoktur. O yüzden mümkün olduğunca kısa sürede çözebileceğiniz çekilde davranmak en iyisidir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder